Ardıç katranı
(Pix Juniperi, Cupressaceae)
Diğer Adları: Katran Ardıçı olarak da bilinir.
Botanik ve Kimyasal Özellikleri: Juniperus Oxyced-rus L. (Katran ardıcı) (Cupressaceae) türünün dal, gövde ve kök odununun kuru kuruya yakılmasıyla elde edilen bir katrandır. Anadoluda birçok yerde bulunur.
Şurup kıvamında, kırmızımsı siyah renkli, keskin kokulu bir sıvıdır. Aktarların verdikleri bilgilere göre, bugün Ardıç katranı pek elde edilmez. Droğun bileşiminde uçucu yağ, re-zin, kadinen adlı bir triterpen ve fenol trüevleri (guaiakol ve krezol türevle’ri) vardır.
Kullanılışı: Uyuz ve ekzema gibi bazı deri hastalıklarının tedavisinde dışardan ve içerden kullanılır. Ayrıca içerden de hap halinde yutulur. Ardıç katranının kullanılışı antik çağlara kadar gider.
Geleneksel Halk Reçeteleri:
1) Uyuz ve ekzemaya karşı bir miktar katran, leblebi unu ile kanştınlır ve hap halinde hastaya yutması için verilir.
2) Yine aynı hastalık için balla karıştırılmış ardıç katranı yedirilir.
3) Bir miktar katran uyuza karşı pomat gibi dışardan da deriye sürülür.
4) Bir miktar ardıç katranı göğüs yumuşatıcı olarak bir testiye konur, üzerine su doldurulur, bir süre maseras-yondan sonra bu katranlı sudan içilir.
Modern Tıptaki Yeri: Ardıç katranının antiseptik ve antiparasiter (parazitlere karşı) etkileri, bileşimindeki fenol
‘Sağlık’ kategorisi için Arşiv
Ardıç katranı
Perşembe, 05 Ağustos 2010Kreatin Monohidrat
Salı, 27 Temmuz 2010Kreatin Monohidrat
Kreatin monohidrat, vücut geliştiriciler ve atletler arasında hızla favori haline gelen birçok tamamlayıcıdan daha iyi, yeni bir ‘spor tamamlayıcısı’dır. Vücutlarımızda doğal olarak ortaya çıkan bir amino asit olan kreatin, iskelet kaslarımızda yoğun olarak bulunur. Vücudu çalıştıran hücresel yakıt olan adenozin trifosfat (ATP) üretiminde hayati önem taşır. Kreatin, et ve balık gibi yiyeceklerde de bulunabilir. Sadece yiyeceklerden günde yaklaşık 1 gram dolayında kreatin alırız; ancak çok hareketli insanlar için bu miktar yeterli değildir.
İnsanlardaki kıeatinin yaklaşık yüzde 95′i iskelet kaslarında; kalanı da beyinde, kalpte ve testislerde bulunur. Ağır egzersizler, kaslardaki doğal kreatin kaynaklarını tüketir. Kreatin tamamlayıcıları, yorgun kas hücrelerinin enerjilerini yenilemelerine yardım eder; böylece daha uzun süre boyunca daha ağır egzersizler yapabilirsiniz. Bir tanesi yakın zamanda International Journal of Sports Nutrition adlı dergide yayınlanmış olan çeşitli çalışmalar, kreatin tamamlayıcısı alan ve düzenli egzersiz yapan kişilerin, bu tamamlayıcıyı almadan egzersiz yapan kişilere göre daha çok yağ yaktığını; daha iyi ve dirençli bir kas yapısına sahip olduğunu göstermiştir. Teksas Woman’s University, Teksas University Southwestern Medical Center ve Cooper Clinic tarafından ortaklaşa yapılan diğer bir çalışma, kreatinin ağırlık çalışan erkeklerin performansını artırarak daha ağır kaldırabilmelerini ve bunu daha sık yapabilmelerini sağladığını bulmuştur. (daha fazla…)
9 Yaşında 49 kilo olan bir cocuk
Cuma, 02 Temmuz 2010Kardeşim 9 yaşım dolduruyor ve 49 kilo. Acaba akupunktur tedavisi ile bu yaştaki çocuklarda zayıflama imkanı var mı?
Bu kadar küçük bir yaşta bu kadar fazla kilonun bir başka nedeni olabilir. Hormon tetkikleri yaptırdınız mı? Çocuk doktoru, pedagog ve diyetisyen eşliğinde bir programla kardeşiniz normal ağırlığına ulaşabilir. Spor yapması için bir yaz okuluna göndererek hareketlerinin artmasına ve boyunun uzamasına yardımcı olabilirsiniz. Akapunktur ile tedaviyi doğru bulmuyoruz çünkü yapılan çalışma yanlış beslenme alışkanlığını ortadan kaldırmaktan çok uzaktır.
İstediklerimi yiyerek kilo verebilir miyim?
Perşembe, 01 Temmuz 2010Bazı diyetler için söylenen bu söz geçerli değildir. İstediğiniz şeyi istediğiniz miktarda yiyebileceğinizi söyleyen diyetlere inanmayın. Kırmızı Biber Hapı Bir Diyet Olmadığı için Kırmızı biber hapı kullandığınız dönemlerde istediğinizi yiyebilirsiniz. Bu sözle çoğu zaman kastedilen söz konusu diyette her şeyden biraz yiyebileceğinizdir. Diyet sırasında her zaman için gün içinde aldığınız kaloriye dikkat etmeniz gerekir. Kilo vermeye çalışıyorsanız, çok basit bir kuralı göz ardı etmemelisiniz; kullandığınızdan daha az kalori yakmaksınız. İstediğinizi yiyebileceğinizi söyleyen diyetler yediklerinize kalorik bir sınır getirmiyorsa söz konusu diyetşn geçerliliğinden şüphe edin. Eğer hem Kilo verip hemde istediğinizi yemek istiyorsanı Kırmızı Meksika Biberi Zayıflama Kapsülü Kullanmanızı tavsiye ederiz.
Metabolizmanızı bozmayın!
Perşembe, 24 Haziran 2010Metabolizmanızı bozmayın!
Bazı insanların metabolizmaları diğerlerinden daha farklıdır ve farklı hızda çalışır. Metabolizma, kilo dengesi için bir “termostat” görevi üstlenmektedir. Eğer iyi ve hızlı çalışan bir metabolizmanız varsa birazcık fazla yediğinizde metabolizmanız daha hızlı çalışarak fazladan aldığınız kalorileri yakar, yağ olarak depolanmasına engel olur. Bunlar şanslı kişilerdir. Bazı insanlar ise genetik olarak belirlenmiş sabit kilolarını korumayı sürdüremezler yani metabolizmaları bu işi beceremez.
Beslenme Faciasına yol açan reklamlar
Çarşamba, 23 Haziran 2010Beslenme faciası, reklamlar
Aynı sigara paketlerindeki gibi, mısır cipslerinin, kolaların, çikolataların üzerine “sağlığa zararlıdır” diye kocaman bir uyarı yazısı konulsa daha iyi olmaz mı? Ben marketlerde bir sürü annenin çocuğuna ödül olarak gazlı içecekler, mısır cipsleri aldığını görüyorum. Birçoğuna da söylüyorum, “bunlar çocuğunuza faydalı değil, ancak zarar verir” diye. Gerçekten çok şaşırıyorlar çünkü bunu ilk defa benden duydular. Bir de şöyle bir şey yaşadım. Kasapta kola içmemek lazım diye konuşuyorduk. Oradaki bir müşteri “zararlı olsa televizyonda söylerlerdi” dedi. Bu endüstri en büyük güçlerinden birini medyadan mı alıyor? Reklam ayağı kesilirse bu kadar çok satış yapabilirler mi? (daha fazla…)
Yağlara geçit yok mu ?
Salı, 15 Haziran 2010Yağlara geçit yok mu?..
En çok enerji veren besin öğesi yağlardır. Yağın yapıtaşları olan yağ asitleri vücudun çalışmasını düzenleyen hormonların yapısında yer alır. Yağlarla birlikte vitaminlerin bir kısmı da alınmaktadır. Vücut en ekonomik şekilde enerji gereksinmesini yağlardan sağlar. Vücuda alınan fazla enerji yağ olarak depolanır. Günlük alınan enerjinin % 25-30′u yağlardan gelmelidir. Vücuda alınan yağın genellikle yarısı yiyeceklerin bileşi-mindedir ve “görünmez yağ” olarak tanımlanır. Kalanı ise yiyeceklere eklenen saf görünür yağ’dır. Yağlar ,hayvansal ve bitkisel kaynaklardan sağlanır. Oda sıcaklığında katı olarak gördüğümüz tereyağı, hayvanların kuyruk ve iç yağlan ve et, yumurta, peynir gibi gıdalardaki yağlara ve margarinlere “doymuş yağ” denir. Zeytinyağı, fındık yağı, balık yağı, mısırözü yağı, soya yağı, ayçiçek yağı, pamuk yağı, yer fıstığı yağı gibi “Doymamış yağ” ise oda sıcaklığında sıvıdır. (daha fazla…)
biber hapı ile Nasıl beslenmeli
Cumartesi, 29 Mayıs 2010Nasıl beslenmeli
Selülitsiz bacaklara sahip olmak için kilonuzu kontrol altında tutmak çok önemlidir. Ancak hızlı ve kas kaybına neden olan diyetler selülitin sadece daha kötü görünmesine neden olurlar.
Taze sebzeleri sık sık, özellikle çiğ ve kabuklu yenebilenleri kabuklu yemeye gayret edin. Bol bol su içmeyi unutmayın. Her fırsatta bardak bardak su için. Artık herkes biliyor, çok su içmek hem vücudumuz, hem zayıflamak, hem de selülitten kurtulmak için gerekli. Tuz tüketimine de dikkat! (daha fazla…)
Göz seyirmesi
Cumartesi, 22 Mayıs 2010Göz seyirmesinin asıl nedeni mineral eksikliğinden kaynaklanmaktadır.Bu mineraller
magnezyum ve potasyumdur.
Göz seyirmesi bireyin kendi tarafından farkedilip kişiyi rahatsız etmesine karşın
diğer insanlar bu durumu farketmez. Göz seyirmesinin sebebi göz çevresinde bulunan
kasların titremesinden kaynaklanmaktadır.Ayrıca bu durumun sebepleri arasında
vitaminsizlik, gerginlik ve yorgunluk gibi sebeplerden kaynaklanmaktadır.
Günümüzde artan teknolojik aletlerdeki ışık miktarının fazlalığı da göz seyirmesinin
tetiklemektedir. Rahatsızlık boyutu artarsa dikkat edilmesi gereken birkaç hususla
bu durum büyük ölçüde ortadan kaldırılabilir.Bunlar uyku saatlerine dikkat edilerek
yorgunluğun ortadan kaldırılması, strese sokacak ortamlardan uzak durulması, bulunulan
ortamdaki ışıklandırmanın şiddetine dikkat edilmesi ve fazlaysa daha az olan ışıklı
ortamlarda bulunulmalıdır.
Eğer alınan tüm önlemlere rağmen gözdeki seyirme devam ediyorsa mutlaka bir göz
doktoruna gidilmelidir.

