‘Genel’ kategorisi için Arşiv

Ayşegül hanım kırmızı biber hapı kullanıcı yorumu

Pazartesi, 09 Ağustos 2010

Merhaba Ben Kırmızı hapı 2 kutu kullandım..Çok memnun kaldım..Kesinlkle diğer bitkisel içerikli haplar gibi değil..Tokluk hissi veriyor ve az yedirtiyor..Uykusuzluk yapıyor ewt ama bu bildiğimiz manada uykusuzluk değil..Mesela günde 2-3 saat uyuyorsunuz ama uyandığınızda kendinizi saatlerce uyumuş gibi dinç ve enerjik hissediyorsunuz..Ve ben bu hap sayesinde 6 kilo verdim..İlk başlarda çok tedirgindim..Bitkisel haplarla ilgili bilinenler malum..Ama bitkisel ilaçlar satan bir mağazadan almıştım ben bu biber hapı ve satan kişi garantisini verdi..Buna güvenerek aldım..Hiç de pişman değilim..Tam tersi bende yarattığı sonucu gördüğümde kendimi çok iyi hissettim..Mideyle ilgili bir probleminiz yoksa ya da tansiyon sorunu yaşamıyorsanız gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz..Birkaç tane daha kullanılmaması gereken durum vardı ama hatırlayamadım şuan..Bir bilene danışın bu konuyu ve sorun yoksa gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Ben kullandım ve çok memnun kaldım.

Magnezyum

Pazartesi, 19 Temmuz 2010

Magnezyum

Bu mineral, ateroskleroz ve yüksek tansiyon gibi zihinsel fonksiyon bozukluklarına yol açan problemlerin çoğunu önleyebilir. Magnezyum, sinir hücrelerinin düzenlenmesinde ve nöronların aktivitelerinin kontrol edilmesinde de önemli bir role sahiptir. Magnezyum eksikliği, çocuklar ve yetişkinler-deki ADD ile ilişkilidir. Amerikalıların çoğu, gitgide daha az magnezyum almaktadır. Günde 250 ila 500 mg magnezyum alarak kendinizi magnezyum eksikliğine karşı koruyun.

E vitamini

Cuma, 16 Temmuz 2010

E Vitamini

Yıllardır, E vitamini alan yaşlı insanların almayanlardan daha iyi durumda olduğunu belirtip duruyordum şimdi artık bunun nedenini de biliyorum. Güçlü bir antioksidan olan E vitamini, beyin üzerinde büyük etkilere sahiptir. Bir çalışmada, Alzheimer hastalığının erken evresindeki hastalara, iki yıl boyunca reçeteli bir ilaç (seleğine) ya da E vitamini (2000 IU) veya her ikisinin kombinasyonu ya da plasebo verildi. Çalışmanın sonunda, hastalar değerlendirildiği zaman, araştırmacılar şu sonuca vardılar: E vitamini tek başına, reçeteli ilaçtan daha iyi bir şekilde Alzheimer hastalığının ilerleyişini yavaşlatmış-tır. E vitamini sadece serbest radikallere karşı koruma sağlamakla kalmaz, beyin hücrelerinin yıkımını hızlandıran kalp hastalıklarını da önler.
(daha fazla…)

Oksijen Kremi

Çarşamba, 14 Temmuz 2010

Oksijen Kremi
Yeni hücre üretimi ve eski hücrelerin onarımı için enerji gerekir. Enerji üretimi için gerekli olan oksijen, kılcal damarlarla taşınan kan yoluyla hücrelere gelir. Yaşlandıkça, kılcal damarlarımız güçsüzleşip etkisizleşir. Sonuç olarak, cilt başta olmak üzere organ sistemlerine kan akışı bozulur ve cildimiz
yaşlı ve yorgun bir görünüme bürünür. Peki, bunun çaresi nedir? Doğrudan cilt hücrelerine oksijen taşıyan yüz kremleriyle yıpranmış cilde yeni bir soluk vermek.

Oksijenli cilt ürünleri, ciltle temas ettiğinde parçalanarak oksijene dönüşen hidrojen peroksit içerirler. (daha fazla…)

Metabolizmanızı bozmayın!

Perşembe, 24 Haziran 2010

Metabolizmanızı bozmayın!

Bazı insanların metabolizmaları diğerlerinden daha farklıdır ve farklı hızda çalışır. Metabolizma, kilo dengesi için bir “termostat” görevi üstlenmektedir. Eğer iyi ve hızlı çalışan bir metabolizmanız varsa birazcık fazla yediğinizde metabolizmanız daha hızlı çalışarak fazladan aldığınız kalorileri yakar, yağ olarak depolanmasına engel olur. Bunlar şanslı kişilerdir. Bazı insanlar ise genetik olarak belirlenmiş sabit kilolarını korumayı sürdüremezler yani metabolizmaları bu işi beceremez.

Beslenme Faciasına yol açan reklamlar

Çarşamba, 23 Haziran 2010

Beslenme faciası, reklamlar

Aynı sigara paketlerindeki gibi, mısır cipslerinin, kolaların, çikolataların üzerine “sağlığa zararlıdır” diye kocaman bir uyarı yazısı konulsa daha iyi olmaz mı? Ben marketlerde bir sürü annenin çocuğuna ödül olarak gazlı içecekler, mısır cipsleri aldığını görüyorum. Birçoğuna da söylüyorum, “bunlar çocuğunuza faydalı değil, ancak zarar verir” diye. Gerçekten çok şaşırıyorlar çünkü bunu ilk defa benden duydular. Bir de şöyle bir şey yaşadım. Kasapta kola içmemek lazım diye konuşuyorduk. Oradaki bir müşteri “zararlı olsa televizyonda söylerlerdi” dedi. Bu endüstri en büyük güçlerinden birini medyadan mı alıyor? Reklam ayağı kesilirse bu kadar çok satış yapabilirler mi? (daha fazla…)

Gıda Zehirlenmesi

Cumartesi, 19 Haziran 2010

Gıda Zehirlenmesi

Herkes gıda zehirlenmesi geçirebilir. Fakat zayıf bağırsak sistemleri yüzünden bazı gruplar bu duruma diğerlerinden daha eğilimlidirler. Özellikle A ve AB grubu, bir besinin uzun süre açıkta, soğutulmamış ortamda kalmasıyla oluşan sal-monella’mn kurbanı olmaya yatkındırlar. Dahası vücutlarında yuva yapan bakteriyi kovmaları A ve AB grupları için çok daha zor olacaktır. (daha fazla…)

biber hapı östrojenler

Cuma, 18 Haziran 2010

ÖSTROJENLER

Göğüs ve rahimdeki (sayfa 16) etkilerine ek olarak östrojen-ler, kadınlarda görülen yağın dağılımından ve hamile ve emziren kadında, özellikle göğüslerde üst kollarda, üst baldırlarda, kalçalarda ve basenlerde birikmeye eğilimli yağdan sorumludur. Hamilelerde kalçalarda toplanmaya eğilimli yağ katmanının emzirme sırasında enerji sağlamak için önemli olduğu düşünülür. Östrojenler ayrıca muhtemelen kadınlarda nispeten yüksek oranda baş-vücut kılı bulunmasından sorumludur. Östrojenler, ayrıca kemiklerin sağlamlığı, osteoporosisi önleme ve kan pıhtılaşmasını geliştirme gibi daha genel etkilere de sahiptir. (daha fazla…)

Hamilelik Sırasında ve Sonrasında Hormonal Değişimler

Cuma, 18 Haziran 2010

Hamilelik Sırasında ve Sonrasında Hormonal Değişimler

Üreme sırasında annenin vücudunda meydana gelen farklılaşmalardan büyük oranda hormonal değişimler sorumludur. Bu yüzden bu değişimleri öğrenmek önemlidir, fakat şüpheye düştüğünüz herhangi bir şey olursa doktorunuza danışın. Hormonların bazıları hakkında yer alan ek bilgiler hem fiziksel hem de psikolojik değişimleri öğrenmede size yardımcı olacaktır.

biber hapı Sindirim Enzimleri

Perşembe, 17 Haziran 2010

Sindirim Enzimleri

Standart Amerikan beslenme şekli enzim açısından çok yetersizdir. Vücudumuzdaki sindirim enzimleri iki nedenden dolayı eksik olabilir; ya yediğimiz besin maddelerinde az miktarda bulunmaktadır ya da vücudumuz artık yeteri kadar sindirim enzimi üretmiyordur. Yemek yediğimizde, bu eksiklik kendini karın ağrısı, karın şişliği, kabızlık, ishal, gaz, bulantı hatta kusma şeklinde gösterir. Bazen, farkında bile olmadığımız bir yiyeceğe alerjimiz olduğu için kaşıntı ya da kızarıklık gibi belirtiler yaşarız. Bunun nedeni de enzimlerin alerjileri tedavi etmesidir. Enzim eksikliği yaşadığımızda bu semptomlar belirir. Vücudumuzun midemizde ürettiğine benzer sindirim enzimlerini sağlıklı ürünler satan marketlerden alabildiğimiz için çok şanslıyız. Proteaz, amilaz, lipaz, selülaz (daha fazla…)