‘Diyet’ kategorisi için Arşiv

İstediklerimi yiyerek kilo verebilir miyim?

Perşembe, 01 Temmuz 2010

Bazı diyetler için söylenen bu söz geçerli değildir. İstediğiniz şeyi istediğiniz miktarda yiyebileceğinizi söyleyen diyetlere inanmayın. Kırmızı Biber Hapı Bir Diyet Olmadığı için Kırmızı biber hapı kullandığınız dönemlerde istediğinizi yiyebilirsiniz. Bu sözle çoğu zaman kastedilen söz konusu diyette her şeyden biraz yiyebileceğinizdir. Diyet sırasında her zaman için gün içinde aldığınız kaloriye dikkat etmeniz gerekir. Kilo vermeye çalışıyorsanız, çok basit bir kuralı göz ardı etmemelisiniz; kullandığınızdan daha az kalori yakmaksınız. İstediğinizi yiyebileceğinizi söyleyen diyetler yediklerinize kalorik bir sınır getirmiyorsa söz konusu diyetşn geçerliliğinden şüphe edin. Eğer hem Kilo verip hemde istediğinizi yemek istiyorsanı Kırmızı Meksika Biberi Zayıflama Kapsülü Kullanmanızı tavsiye ederiz.

Diyet ve Kırmızı Biber Hapı

Cumartesi, 26 Haziran 2010

Merhabalar bu yazımda kırmızı biber hapı ile diyet yapmanın sizlere vereceği zararı anlatmak istedim. bazı kilolu insanlar kırmızı biber hapı ile diyet yapıyorlar ve daha cok zayıflayacaklarını ve bu durumdan kar edeceklerini sanıyorlar ama halbuki farkında değillerki zarara uğrayacaklar siz kullıcalarımızn sağlıklı kilo verebilmesi için lütfen kırmızı biber hapı ile diyet yapmnaya çalışmayın!!!!!

Metabolizmanızı bozmayın!

Perşembe, 24 Haziran 2010

Metabolizmanızı bozmayın!

Bazı insanların metabolizmaları diğerlerinden daha farklıdır ve farklı hızda çalışır. Metabolizma, kilo dengesi için bir “termostat” görevi üstlenmektedir. Eğer iyi ve hızlı çalışan bir metabolizmanız varsa birazcık fazla yediğinizde metabolizmanız daha hızlı çalışarak fazladan aldığınız kalorileri yakar, yağ olarak depolanmasına engel olur. Bunlar şanslı kişilerdir. Bazı insanlar ise genetik olarak belirlenmiş sabit kilolarını korumayı sürdüremezler yani metabolizmaları bu işi beceremez.

Beslenme Faciasına yol açan reklamlar

Çarşamba, 23 Haziran 2010

Beslenme faciası, reklamlar

Aynı sigara paketlerindeki gibi, mısır cipslerinin, kolaların, çikolataların üzerine “sağlığa zararlıdır” diye kocaman bir uyarı yazısı konulsa daha iyi olmaz mı? Ben marketlerde bir sürü annenin çocuğuna ödül olarak gazlı içecekler, mısır cipsleri aldığını görüyorum. Birçoğuna da söylüyorum, “bunlar çocuğunuza faydalı değil, ancak zarar verir” diye. Gerçekten çok şaşırıyorlar çünkü bunu ilk defa benden duydular. Bir de şöyle bir şey yaşadım. Kasapta kola içmemek lazım diye konuşuyorduk. Oradaki bir müşteri “zararlı olsa televizyonda söylerlerdi” dedi. Bu endüstri en büyük güçlerinden birini medyadan mı alıyor? Reklam ayağı kesilirse bu kadar çok satış yapabilirler mi? (daha fazla…)

Yağlara geçit yok mu ?

Salı, 15 Haziran 2010

Yağlara geçit yok mu?..

En çok enerji veren besin öğesi yağlardır. Yağın yapıtaşları olan yağ asitleri vücudun çalışmasını düzenleyen hormonların yapısında yer alır. Yağlarla birlikte vitaminlerin bir kısmı da alınmaktadır. Vücut en ekonomik şekilde enerji gereksinmesini yağlardan sağlar. Vücuda alınan fazla enerji yağ olarak depolanır. Günlük alınan enerjinin % 25-30′u yağlardan gelmelidir. Vücuda alınan yağın genellikle yarısı yiyeceklerin bileşi-mindedir ve “görünmez yağ” olarak tanımlanır. Kalanı ise yiyeceklere eklenen saf görünür yağ’dır. Yağlar ,hayvansal ve bitkisel kaynaklardan sağlanır. Oda sıcaklığında katı olarak gördüğümüz tereyağı, hayvanların kuyruk ve iç yağlan ve et, yumurta, peynir gibi gıdalardaki yağlara ve margarinlere “doymuş yağ” denir. Zeytinyağı, fındık yağı, balık yağı, mısırözü yağı, soya yağı, ayçiçek yağı, pamuk yağı, yer fıstığı yağı gibi “Doymamış yağ” ise oda sıcaklığında sıvıdır. (daha fazla…)

Yağ ve şekerler

Cuma, 28 Mayıs 2010

Yağ ve şekerler; Sadece enerji kaynağıdırlar. Temel besin grubu olarak değerlendirilmezler. Bu grup besinlerimiz, diğer gruplardaki besinlerden elde edilirler. Bu bakımdan şeker hemen hemen saf karbonhidrat, süt yağı ve sızma zeytinyağı dışında olan rafine yağlar da yalnız yağdan ibarettir. Tereyağında A vitamini, sıvı yağlarda E vitamini bulunur. Yemeklere konan yağ miktarını azaltmak, etli yemeklere yağ eklememek, mayonez kullanmamak, kırmızı et yerine derişiz tavuk ve balık etlerini tercih etmek, cips, yağlı patlamış mısır, yağlı kraker, hazır börek, çörek, pasta vb. yiyecekleri seyrek olarak az miktarda tüketmek, yağda kızartılmış et, sebze ve hamur işi yememek, taneli tahılları tüketmek ve bol miktarda sebze ve meyve yemek, diyet yağını azaltmak için gerekli ana önerilerdir.

Hem sağlıklı beslenmek hem de kilo vermek için temel besin gruplarının günlük diyetinizde önerilen ölçüde bulunması gerekir. İnsanlar doğru besinleri seçebilme bilgi ve becerisiyle loğmazlar. Besinlerin seçiminde gelenekler, değer yargıları, nanışlar, alışkanlıklar ve elbette bilgi önemli bir yer tutar. Ki-iler ancak beslenme konusunda doğru kişilerden doğru bilgi-eri öğrendiklerinde uygun ve doğru besinleri seçebilirler.

Doğumdan sonra kilo kaybı

Perşembe, 27 Mayıs 2010

Doğumdan sonra kilo kaybı güvenli şekilde nasıl desteklenebilir.
ÖNLEME
Hamileliğe normal kiloda başlamak ve kilonuza göre almanız önerilen miktara uymanız doğumdan sonra kilo kaybını sağlamanın en iyi yollarıdır.
İŞE DÖNMEK
Yeni bir çalışma, ev dışında işe dönen annelerin evde kalanlara göre daha çabuk kilo kaybettiklerini göstermiştir. Anneler işe ne kadar erken dönerlerse kilo kaybı da o kadar hızlı olur.
SİGARA İÇMEK
Her ne kadar hiçbir koşulda sigara içmeyi önermesem de doğumdan sonra fazla kilonun kalmasına karşı koruyucu etkisi vardır.
MANTIKLI DİYET
MANTIKLI EGZERSİZ REJİMLERİ
EMZİRME

Diyete Genel Bir Bakış

Çarşamba, 26 Mayıs 2010

Diyete Genel Bir Bakış

Muhtemelen şu anda aradığınız bilgiler arasında diyet nasıl yapılır ve en etkili şekilde kilo vermek için ne yapmalıyım gibi bilgiler yer almaktadır. Çünkü bir çok kişi diyete başlamadan önce internette veya reel hayatta bu gibi bilgileri aramakta ve öğrenmeye çalışmaktadır. Ancak bir diyete başlamadan öne diyet yapmanın olduğunu ve ne şekilde diyet yapmanız gerektiğini de öğrenmeye gerek vardır. Bu yüzden diyetin ne şekildiği yapılacağı hakkında size bir miktar bilgi vermek istiyoruz.

Diyet yapmak birisinin kısa süreli veya uzun süreli olarak beslenme alışkanlıklarını değiştirmesidir. Her ne kadar diyet sadece beslenme alışkanlıklarını değiştirmek olarak bilinse de diyet yapmak aslında sadece bu değildir, diyet yaparken mutlaka beslenmeye dikkat etmenin yanı sıra hayat düzenine de dikkat etmek bu bunun da yanında Lida fx15 kapsülleri adı ile bilinen diyete destekleyici olan ve diyetin etkisini arttıran kapsülleri kullanmanız gerekir. Aslında bir diyetin ne derece etkili olduğuna veya etkili olup olmadığına karar veren faktörlerin de bu faktörler olduğu söylenilebilir. Eğer Lida fx15 ve biber hapı kapsüllerini diyetinize destekleyici olarak kullanmazsanız diyetinizin başarılı olma ihtimalinin çok da fazla güçlü olduğunu söylemek mümkün değildir açıkcası. Bu yüzden lida kapsüllerini düzenli ve hiç aksatmadan kullanmalı, beslenme şeklinize ve diyetinize ne kadar önem veriyorsanız Lida fx15 kapsülleri kullanmaya da en az o kadazr önemö vermelisiniz.

Diyet posası ve beslenme

Salı, 25 Mayıs 2010

Diyet Posası Nedir?

Diyet posası; bitki hücre duvarını oluşturan nişasta olmayan poli-sakkaritler, sindirilmeyen oligosakkaritler, lignin ve dirençli nişastadan oluşan bileşiklerdir.

Diyet posası, fiziksel ve fizyolojik fonksiyonları,

gastrointestinal yoldaki farklı lokal ve sistemik etkileri nedeni ile beslenmede ve diyet tedavisinde önemli bir yer tutmaktadır. Diyet posasıyla ilgili çeşitli tanımlar bulunmakla birlikte genel olarak posa; besinlerin bir bileşeni olarak insan vücudunun sindiremediği veya kan dolaşımına emilimini yapamadığı kompleks karbonhidratlara verilen isim olarak tanımlanmaktadır. Posa, diğer karbonhidratlar gibi enerjiye dönüşemez ve kullanılmadan vücuttan atılır.

Fiziksel ve fizyolojik fonksiyonları nedeni ile posanın iki yönlü yararı vardır:

1-    Sağlıklı yaşamın sürdürülmesi ve bazı hastalıklardan korunma için önemlidir.

2-    Bazı hastalıkların tedavisinde önemlidir. Sağlıklı yaşamın sürdürülmesi ve hastalıklardan korunmak için diyet posası doğal besinlerden alınmalıdır. Böylece; gereksinim olan besin ögeleri ve besin ögesi olmayan ögeler (örneğin; prebiyotikler, fitoestrojenler) de vücuda alınmış olmaktadır.

Diyet posası, bitkilerde temel olarak bulunan sindirilemeyen karbonhidratlar ve ligninden oluşurken, nişasta olmayan polisakkaritleri (selüloz, pektin, gumlar, hemiselüloz, p-glukan, yulafta ve tahıl kepeğinde bulunan posa) bitki karbonhidratları (inülin, oligosakkaritler ve fruktanlar), lignin ve bazı dirençli nişastaları içermektir.