Ayşegül hanım kırmızı biber hapı kullanıcı yorumu

09 Ağustos 2010

Merhaba Ben Kırmızı hapı 2 kutu kullandım..Çok memnun kaldım..Kesinlkle diğer bitkisel içerikli haplar gibi değil..Tokluk hissi veriyor ve az yedirtiyor..Uykusuzluk yapıyor ewt ama bu bildiğimiz manada uykusuzluk değil..Mesela günde 2-3 saat uyuyorsunuz ama uyandığınızda kendinizi saatlerce uyumuş gibi dinç ve enerjik hissediyorsunuz..Ve ben bu hap sayesinde 6 kilo verdim..İlk başlarda çok tedirgindim..Bitkisel haplarla ilgili bilinenler malum..Ama bitkisel ilaçlar satan bir mağazadan almıştım ben bu biber hapı ve satan kişi garantisini verdi..Buna güvenerek aldım..Hiç de pişman değilim..Tam tersi bende yarattığı sonucu gördüğümde kendimi çok iyi hissettim..Mideyle ilgili bir probleminiz yoksa ya da tansiyon sorunu yaşamıyorsanız gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz..Birkaç tane daha kullanılmaması gereken durum vardı ama hatırlayamadım şuan..Bir bilene danışın bu konuyu ve sorun yoksa gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Ben kullandım ve çok memnun kaldım.

Ardıç katranı

05 Ağustos 2010

Ardıç katranı
(Pix Juniperi, Cupressaceae)
Diğer Adları: Katran Ardıçı olarak da bilinir.
Botanik ve Kimyasal Özellikleri: Juniperus Oxyced-rus L. (Katran ardıcı) (Cupressaceae) türünün dal, gövde ve kök odununun kuru kuruya yakılmasıyla elde edilen bir katrandır. Anadoluda birçok yerde bulunur.
Şurup kıvamında, kırmızımsı siyah renkli, keskin kokulu bir sıvıdır. Aktarların verdikleri bilgilere göre, bugün Ardıç katranı pek elde edilmez. Droğun bileşiminde uçucu yağ, re-zin, kadinen adlı bir triterpen ve fenol trüevleri (guaiakol ve krezol türevle’ri) vardır.
Kullanılışı: Uyuz ve ekzema gibi bazı deri hastalıklarının tedavisinde dışardan ve içerden kullanılır. Ayrıca içerden de hap halinde yutulur. Ardıç katranının kullanılışı antik çağlara kadar gider.
Geleneksel Halk Reçeteleri:
1) Uyuz ve ekzemaya karşı bir miktar katran, leblebi unu ile kanştınlır ve hap halinde hastaya yutması için verilir.
2) Yine aynı hastalık için balla karıştırılmış ardıç katranı yedirilir.
3) Bir miktar katran uyuza karşı pomat gibi dışardan da deriye sürülür.
4) Bir miktar ardıç katranı göğüs yumuşatıcı olarak bir testiye konur, üzerine su doldurulur, bir süre maseras-yondan sonra bu katranlı sudan içilir.
Modern Tıptaki Yeri: Ardıç katranının antiseptik ve antiparasiter (parazitlere karşı) etkileri, bileşimindeki fenol

Kreatin Monohidrat

27 Temmuz 2010

Kreatin Monohidrat
Kreatin monohidrat, vücut geliştiriciler ve atletler arasında hızla favori haline gelen birçok tamamlayıcıdan daha iyi, yeni bir ‘spor tamamlayıcısı’dır. Vücutlarımızda doğal olarak ortaya çıkan bir amino asit olan kreatin, iskelet kaslarımızda yoğun olarak bulunur. Vücudu çalıştıran hücresel yakıt olan adenozin trifosfat (ATP) üretiminde hayati önem taşır. Kreatin, et ve balık gibi yiyeceklerde de bulunabilir. Sadece yiyeceklerden günde yaklaşık 1 gram dolayında kreatin alırız; ancak çok hareketli insanlar için bu miktar yeterli değildir.

İnsanlardaki kıeatinin yaklaşık yüzde 95′i iskelet kaslarında; kalanı da beyinde, kalpte ve testislerde bulunur. Ağır egzersizler, kaslardaki doğal kreatin kaynaklarını tüketir. Kreatin tamamlayıcıları, yorgun kas hücrelerinin enerjilerini yenilemelerine yardım eder; böylece daha uzun süre boyunca daha ağır egzersizler yapabilirsiniz. Bir tanesi yakın zamanda International Journal of Sports Nutrition adlı dergide yayınlanmış olan çeşitli çalışmalar, kreatin tamamlayıcısı alan ve düzenli egzersiz yapan kişilerin, bu tamamlayıcıyı almadan egzersiz yapan kişilere göre daha çok yağ yaktığını; daha iyi ve dirençli bir kas yapısına sahip olduğunu göstermiştir. Teksas Woman’s University, Teksas University Southwestern Medical Center ve Cooper Clinic tarafından ortaklaşa yapılan diğer bir çalışma, kreatinin ağırlık çalışan erkeklerin performansını artırarak daha ağır kaldırabilmelerini ve bunu daha sık yapabilmelerini sağladığını bulmuştur. Yazının kalanını okuyun »

Magnezyum

19 Temmuz 2010

Magnezyum

Bu mineral, ateroskleroz ve yüksek tansiyon gibi zihinsel fonksiyon bozukluklarına yol açan problemlerin çoğunu önleyebilir. Magnezyum, sinir hücrelerinin düzenlenmesinde ve nöronların aktivitelerinin kontrol edilmesinde de önemli bir role sahiptir. Magnezyum eksikliği, çocuklar ve yetişkinler-deki ADD ile ilişkilidir. Amerikalıların çoğu, gitgide daha az magnezyum almaktadır. Günde 250 ila 500 mg magnezyum alarak kendinizi magnezyum eksikliğine karşı koruyun.

E vitamini

16 Temmuz 2010

E Vitamini

Yıllardır, E vitamini alan yaşlı insanların almayanlardan daha iyi durumda olduğunu belirtip duruyordum şimdi artık bunun nedenini de biliyorum. Güçlü bir antioksidan olan E vitamini, beyin üzerinde büyük etkilere sahiptir. Bir çalışmada, Alzheimer hastalığının erken evresindeki hastalara, iki yıl boyunca reçeteli bir ilaç (seleğine) ya da E vitamini (2000 IU) veya her ikisinin kombinasyonu ya da plasebo verildi. Çalışmanın sonunda, hastalar değerlendirildiği zaman, araştırmacılar şu sonuca vardılar: E vitamini tek başına, reçeteli ilaçtan daha iyi bir şekilde Alzheimer hastalığının ilerleyişini yavaşlatmış-tır. E vitamini sadece serbest radikallere karşı koruma sağlamakla kalmaz, beyin hücrelerinin yıkımını hızlandıran kalp hastalıklarını da önler.
Yazının kalanını okuyun »

Oksijen Kremi

14 Temmuz 2010

Oksijen Kremi
Yeni hücre üretimi ve eski hücrelerin onarımı için enerji gerekir. Enerji üretimi için gerekli olan oksijen, kılcal damarlarla taşınan kan yoluyla hücrelere gelir. Yaşlandıkça, kılcal damarlarımız güçsüzleşip etkisizleşir. Sonuç olarak, cilt başta olmak üzere organ sistemlerine kan akışı bozulur ve cildimiz
yaşlı ve yorgun bir görünüme bürünür. Peki, bunun çaresi nedir? Doğrudan cilt hücrelerine oksijen taşıyan yüz kremleriyle yıpranmış cilde yeni bir soluk vermek.

Oksijenli cilt ürünleri, ciltle temas ettiğinde parçalanarak oksijene dönüşen hidrojen peroksit içerirler. Yazının kalanını okuyun »

9 Yaşında 49 kilo olan bir cocuk

02 Temmuz 2010

Kardeşim 9 yaşım dolduruyor ve 49 kilo. Acaba akupunktur tedavisi ile bu yaştaki çocuklarda zayıflama imkanı var mı?

Bu kadar küçük bir yaşta bu kadar fazla kilonun bir başka nedeni olabilir. Hormon tetkikleri yaptırdınız mı? Çocuk doktoru, pedagog ve diyetisyen eşliğinde bir programla kardeşiniz normal ağırlığına ulaşabilir. Spor yapması için bir yaz okuluna göndererek hareketlerinin artmasına ve boyunun uzamasına yardımcı olabilirsiniz. Akapunktur ile tedaviyi doğru bulmuyoruz çünkü yapılan çalışma yanlış beslenme alışkanlığını ortadan kaldırmaktan çok uzaktır.

İstediklerimi yiyerek kilo verebilir miyim?

01 Temmuz 2010

Bazı diyetler için söylenen bu söz geçerli değildir. İstediğiniz şeyi istediğiniz miktarda yiyebileceğinizi söyleyen diyetlere inanmayın. Kırmızı Biber Hapı Bir Diyet Olmadığı için Kırmızı biber hapı kullandığınız dönemlerde istediğinizi yiyebilirsiniz. Bu sözle çoğu zaman kastedilen söz konusu diyette her şeyden biraz yiyebileceğinizdir. Diyet sırasında her zaman için gün içinde aldığınız kaloriye dikkat etmeniz gerekir. Kilo vermeye çalışıyorsanız, çok basit bir kuralı göz ardı etmemelisiniz; kullandığınızdan daha az kalori yakmaksınız. İstediğinizi yiyebileceğinizi söyleyen diyetler yediklerinize kalorik bir sınır getirmiyorsa söz konusu diyetşn geçerliliğinden şüphe edin. Eğer hem Kilo verip hemde istediğinizi yemek istiyorsanı Kırmızı Meksika Biberi Zayıflama Kapsülü Kullanmanızı tavsiye ederiz.

Diyet ve Kırmızı Biber Hapı

26 Haziran 2010

Merhabalar bu yazımda kırmızı biber hapı ile diyet yapmanın sizlere vereceği zararı anlatmak istedim. bazı kilolu insanlar kırmızı biber hapı ile diyet yapıyorlar ve daha cok zayıflayacaklarını ve bu durumdan kar edeceklerini sanıyorlar ama halbuki farkında değillerki zarara uğrayacaklar siz kullıcalarımızn sağlıklı kilo verebilmesi için lütfen kırmızı biber hapı ile diyet yapmnaya çalışmayın!!!!!

Metabolizmanızı bozmayın!

24 Haziran 2010

Metabolizmanızı bozmayın!

Bazı insanların metabolizmaları diğerlerinden daha farklıdır ve farklı hızda çalışır. Metabolizma, kilo dengesi için bir “termostat” görevi üstlenmektedir. Eğer iyi ve hızlı çalışan bir metabolizmanız varsa birazcık fazla yediğinizde metabolizmanız daha hızlı çalışarak fazladan aldığınız kalorileri yakar, yağ olarak depolanmasına engel olur. Bunlar şanslı kişilerdir. Bazı insanlar ise genetik olarak belirlenmiş sabit kilolarını korumayı sürdüremezler yani metabolizmaları bu işi beceremez.